Osmanlı`da reçel yapamayan kadınlar ayıplanırmış.
Reçel o dönemde en çok Ramazan`da tüketiliyor. Reçel, aslında halktan ziyade sarayda daha çok değer görüyor.
İtibarı yüksek bir yiyecek. Çünkü 10 bölümden oluşan saray mutfağında pilavhane ya da çorbahane gibi bölümlere rastlanmıyor ama helvahane adı verilen yer sadece tatlılara ayrılmış. Helvahanenin içinde 49 metrekare genişliğinde ve 8,5 metre yüksekliğindeki reçelhanede ise neredeyse gece gündüz reçel kaynatılıyor. Reçel en çok sünnet şölenlerinde ve düğünlerde ikram ediliyor. Bilindiği gibi reçelin ana maddesi şekerdir ama sarayda kaynatılan tüm reçellerin dörtte birine bal katılıyor. Çünkü o dönemlerde şeker daha pahalı.
Gül reçeli, sarayda olmazsa olmaz tatlılardan biri. Reçellerin sultanı diye adlandırılıyor. Saray masraflarında da önemli bir yer tutuyor. III. Selim zamanında sadece padişah için gül reçelleri yapılırmış
Gülden sonra vazgeçilmeyen reçel malzemesi; menekşe.
Çiçek reçelleri sarayda çok rağbet görüyor. Öncelikle meyve, sonra çiçek, sonra da sebze reçelleri yapılıyor.
Erguvan çiçeğinin reçeli de çok makbul.
Fulya reçeli, sevilen tatlılardan. Fulya, bahar gelmeden önce erkenden açan çok güzel kokulu bir çiçek. O dönemde özel olarak fulya bahçeleri yapılmış. Özel ziyafetlerin vazgeçilmezi. Kiraz, çilek, böğürtlen, ahududu, elma beğenilen meyve reçelleri.
Çiçek reçelleri ve diğer reçeller: Gül, fulya, menekşe, ayva çiçeği, portakal çiçeği, erguvan çiçeği, nilüfer çiçeği, şeftali çiçeği, sakız gülü ve kırmızı gül reçeli. Kuru erik, kuru vişne, mandalina, salep sığır dili çiçeği,
Trabzon hurması, yasemin, zerdali, zencefil, adaçayı mazısı, ahlat yani yabani armut, ananas, diken üzümü,
Bektaşi üzümü, Şam fıstığı, çekirdeksiz üzüm, ebegümeci çiçeği, Frenk üzümü, kaya koruğu, kestane koruk ve zeytin reçeli.
Reçel, Osmanlı`da aynı zamanda şifa veren bir gıda olarak da değer görmüş. Zaten şeker Osmanlı`ya ilk geldiğinde önce eczacıların eline verilmiş. Reçelhanede de padişahın ilaçları yapılmış, yani reçelhaneler bir nevi eczane görevi görmüş. Günümüzde ise reçel, uzak durulması gereken başlıca yiyecek muamelesi görüyor.
Evde yapılan reçeller en sağlıklısı. Genel olarak 1 kg meyve için 1 kg şeker 1 kg su formülü geçerlidir. Şeker suda kaynatılır belli bir kıvama ulaşan şurubun içine isteğe göre doğranmış meyveler atılır kısık ateşte biraz daha kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır. Limon tuzu denen sitrik asit eklenir amaç şekerin kristalleşmesini uzatmaktır.
Zencefilli ayva reçeli, gül, iğde çiçeği reçeli, ıhlamur reçeli gibi reçeller yapabilirsiniz.
İğde çiçeği: Aroması ve kokusu harikadır. Bol C vitamini içerir. Reçellere eklerseniz kokusu tüm odayı sarar. Çocuklara sevdirebilirseniz kışın bol C vitamini aldırabilirsiniz.
Meyan kökü: Balgam söktürme, öksürük kesme ve bol mineral içermesi bakımından en önemli tıbbi bitkilerin başında gelir.
Ihlamur: Solunum yollarını rahatlatır, nefes açar, sinirleri teskin eder, cilde iyi gelir, grip nezle için, kan dolaşımını uyarır, midevidir, göğsü yumuşatır.
Böğürtlen: Göze, yüksek tansiyona, mesane taşlarına, hafıza kaybına iyi gelir.
lezzeti sıhhatle buluşturun. Şifalı bitkilerin mucizevi yararlarından faydalanmak için reçellerinizi bu ve benzeri tıbbi bitkilerle süsleyin.
Reçel yaparken kır çiçeklerini ve diğer çiçekleri de kullanın. bir taşla daha fazla kuş vurmuş olursunuz. Reçel yerken de ilaç içmiş gibi olur ve sağlık kazanırsınız.
Ben bütün herkesin yaptığı klasik reçellerin dışında özellikle kır çiçeklerinden reçel yapmayı çok seviyorum. Mümkün olduğunca tanıdığım bütün çiçekleri deniyorum. Bu bende bir hobi haline geldi.
Hanımeli Reçeli:Böbrek taşlarına ve soğuk algınlıklarına iyi gelir. Rengi bal gibi sarı olup tadı ve kokusu çiçeğin aromasını tıpkı yansıtmaktadır.
Hanımeli çiçeklerinin üzerine yeteri kadar şeker konur.Bir gece bekletilir.Ertesi gün şekere orantılı su katılarak kaynatılır.Reçelin olmasına yakın 1 limon sıkılır.
Hindiba Şurubu bal tadındadır ve her derde devadır. İçerdiği asit nedeniyle bal yiyemeyen böbrek hastaları bile rahatlıkla tüketebilir. Karahindiba çiçeği bal arılarının en çok sevdiği çiçektir. Kayınvalidemin anlattığına göre de eskiden köylerinde arılar oğul çıkardığında bal kovanlarını ayırırken arılar kovan halinde kaçmasın diye ağaç dallarına demet demet hindiba çiçeği koyarlarmış. Kırlarda bu çiçeklere dikkat ettiğinizde mutlaka her çiçeğin üzerinde bal arısı vardır. Ben bu şurubu yaptıktan sonra balın tadının aromasının bu çiçekten geldiğine inandım. Arkadaşlara ikram ettiğimde baldan fazla bir farkının olmadığını söylediler.
İki avuç dolusu hindiba çiçeği 1 litre soğuk suya konur hafif ateşte kaynatılır.kaynadıktan sonra ateşten alınır bir gece bekletilir.
Ertesi gün süzülür ve çiçekler iyice sıkılır.
1 kilo şeker ve dilimlenmiş yarım limon ilave edilir.
Üstü kapatılmadan vitaminlerini kaybetmemesi için kısık ateşte kaynatılır.
Kıvamı koyu akışkan bir kıvam olmalı. Ben tereyağlı ekmeğin üzerine sürüp yemeyi çok seviyorum.
Kırmızı Gelincik çiçeği reçeli soğuk algınlıklarında yararlıdır. Öksürük kesici ve göğüs yumuşatıcıdır. Ayrıca emzikli annelerin sütünü artırır.
GELİNCİK ŞURUBU: Bir şişeye su konur, içine gelincik çiçekleri atılıp biraz limon tuzu ilave edilerek güneşte birkaç gün bekletilir.Sonra süzülerek şeker atılır ve içilir.
Kurutulmuş gelincik çiçeği şerbet yapılır. Gelincik çiçeğinin yaprağı salatası da yapılır.
Gül hatmi çiçeği reçeli göğüs nezlesine, dişeti ve bademcik iltihaplarına iyi gelir.
Sinirotu pekmezi, kanı tüm zararlı maddelerden arındırır Ayrıca Sinirli yaprak salatasının akciğer veremine iyi geldiği bilinmektedir.
Karabaş otu (yalancı lavanta çiçeği) nin mavi çiçeklerinden reçel yapılırsa kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Bal ile karabaş otunun reçeli yapılırsa baş ağrısını giderir.
·
· Malzemeler:
· 2 Su Bardağı Karabaşotu Çiçeği(Basa Basa Dolu Olacak)
· 7 Su Bardağı Şeker
· 4 Su Bardağı Su
· 1 Tatlı Kaşığı Limon Tuzu(Toz şeklinde Olanlardan)
· Yapılışı:
· Mümkünse bu reçel için bakır tencere kullanılmalıdır. Bakır tencerede şeker ile su 10 dk kaynatılır.Bu aşamada çiçekler ilave edilerek 15-20 dk daha kaynatılır.
· En son limon tuzu konur ve 5 dak daha kaynatılır. İşte kokusu ve rengi şahane reçeliniz oldu bile
GÜL: Gül çiçeği kaynatılıp balla tatlandırılarak soğuk olarak içilirse,dalak ve karaciğerdeki tıkanıklığı çözer. Süs olarak yetiştirilip de şifası için pek kullanılmayan bir nimettir. Gülün reçeli mideyi kuvvetlendirir.
Gül reçeli karaciğer rahatsızlığına ve mideye iyi geliyor. Gece yatarken bir kaşık alınmasında fayda var
Mavi çiçekli Hindiba reçeli zayıflamak için etkilidir. Reçel seven ancak kilo alırız diye korkan insanlar bu reçeli yiyebilirsiniz. Ayrıca bir tatlı kaşığı ince kıyılmış mavi çiçek, orta boy bir su bardağı dolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır ve yarım dakika demlendikten sonra süzülür. Sabahları aç karnına yarım veya bir bardak çay soğutulmadan yudumlanır.
Ebegümeci çiçeği reçeli grip,nezle ve öksürük için yararlıdır. Soğuk algınlığında; 40 gram ebegümeci çiçeği, 1 litre suda çay gibi haşlanır. 10 dakika kadar demlenmeye bırakıldıktan sonra günde 3-5 kez ılıtılarak kahve fincanı ile içilirse, göğsü yumuşatır, öksürüğe iyi gelir. Ayrıca mideyi düzeltir ve bulantıları keser.
Bamya çiçeği reçeli astım ve nefes darlığı için yenebilir.
Bakla çiçeği de ilaç olarak kullanılır. İdrar söktürücüdür. Vücuttaki zehirleri atar. Böbreklerinde taş olanlar bu ilaçtan çok fayda görür.
Hercai menekşe reçeli zayıf çocukların kuvvetlendirilmesi için yararlıdır.
Bronşit ve grip için; 10 gram kurutulmuş menekşe çiçeği 1 litre suda kaynatılarak, yemek aralarında birer çay bardağı içilirse, göğsü yumuşatır, halsizliği alır, hastayı terletir.
Peklik için; 10 gram taze menekşe çiçeği, 1 litre suda kaynatılır ve sabahları aç karnına birer çay bardağı içilirse çok faydalıdır.
Kabak reçeli güzel kan yapar.
Kuşburnu reçeli ihtiyarlamayı geciktirir. Şeker hastalığına, mide yanmalarına, ishale ve safra taşlarına karşıda iyi gelir. içerdiği C vitamini ile soğuk algınlığına iyi geldiği ispatlanmıştır. A, B1, B2, K, P vitaminleri ile bolca mineraller içerir. Böbrek hastalıklarına da iyi gelir.
Ahududu reçeli veya şurubu iştah açma, kanı temizleme ve zindelik kazanmada etkilidir.
Ayva çiçekleri bal ile macun yapılır yenirse kalbe kuvvet verir.
Akasya Reçeli Nefes Darlığına iyi gelir
Porkakal çiçeği reçeli
Enginar reçeli
Yabanmersini reçeli
Sünbül reçeli
Karadut, yeni dünya, mandalina, kızılcık, dut reçelleri
Zencefil reçeli Solunum yollarını korur, romatizma ağrılarına iyi gelir, öksürüğü keser, yağları yakar, iştah açar, ishali keser
Kekik Reçeli Yaylalarımızda yetişen bu ot şeker hastalığı olanlarda kandaki şeker miktarını düşürmede bir hayli etkili olduğu, bu otun aynı zamanda yüksek tansiyon rahatsızlığı olanlarda rahatlatıcı etkisi bulunduğu da tecrübe ile ispatlanmıştır.
Grip, anjin, astım, bronşit, damar sertliği, adet düzensizliği, hazımsızlık, iç sıkıntısında; 30 gram kekik, 1 litre suda haşlanır. Her yemekten sonra bir kahve fincanı içilirse, çok yararlıdır.
Kivi Reçeli
Ben, yeşilimtrak kabuğu içinden yine yeşilce eti ve beyazımsı çekirdeği sezilen hünnap reçelini severim; Hunnap reçeli sabahları aç karnına yenirse tansiyon yüksekliğine iyi gelir. Kekik ile de karıştırılarak yenebilir. Bugün birçok kişinin adını dahi bilmediği hünnap reçeli de sarayda çok itibar görüyor. Aslında hünnap, tat olarak çok güzel bir reçel değil, ama görüntü itibarıyla estetik olduğu için saray mutfağından eksik olmuyor.