BİR AKŞAMÜSTÜ ANKARA GEZİSİ—NİSAN 09
Nisan ayında bir Pazar günüydü. Günerle optimum mağazında dolaşırken Cemilden bir telefon aldım. “Senem ile Ömer civar köylerde gezinti yapacaklarmış bizide çağırıyorlar” dedi. Hayır diyemezdim böyle tekliflere hemen kabul ettim.
Otoyoldan girip Çamlıdereye kadar gittik. Safranboluya otoyoldan giderken hep uzaktan gördüğümüz bayındır barajının yanına geldik. Manzara harikaydı. Zaten hep baraj yakınındaki o köyü görmek isterdim. İsmini barajdan alan Bayındır Köyünün içinden geçtik. Gördüğümüz köy isimleri Kalemler, Adaköy, Yakaköy, Kınık, Gümele, Kızıl, Peçenek, Tahtalar, Sorgun, ve Ilıca gibi isimlerdi. Bu isimler genellikle Türk boyları isimleri imiş.
Yollar dar ve uçurumlar çoktu. Senem zaman zaman korktu “ömer ömer”diye bir hal oldu. Ama köy manzaraları çok güzeldi. İlkbahar olduğu için yeşildi her yer. Uzun bir tırmanıştan sonra ormanlık bir bölgeye geldik. Sanki karadenizdeydik. Belki bir sınır olabilir. Yol kenarında İncik Sultan diye anılan bir türbe gördük. İnternetten araştırdığıma göre bu türbe ait secere şöyledir.
İncik Sultan Hz. Anadolu'ya İslamiyeti yaymaya gelen Horasan erenlerinden olup Alanya Bey'inin oğludur. 1440 yıllarında yaşamıþtır. İncik Sultan Hz. Türbe-i Şerifi Çamlıdere Bayındır barajı yapılmadan önce (Kurt) Yediören köyünde bulunmaktaydı.Yapılan barajdan dolayı Türbe şu anda Gümele köyünde bulunmaktadır.
Türbemiz sürekli ziyaret edilmektedir
Güdül ilçesinin sorgun beldesinde yayla şenlikleri düzenlenmekteymiş. Ayrıca burada bir gölet var kayaların arasından tıpkı bir deniz gibi görünüyordu.
Yeşilöz kasabası ise Ankaraya 100 km uzaklıkta güdül ile Kızılcahamam arasında yer almaktadır. Kayalara oyulmuş mağaralar var. Vaktimiz sınırlı olduğu için yakınlarına kadar gidemedik. Kirmir çayı gürül gürül akıyordu. Yeşilöz Bu çayın vadisinde derin kanyonlarıyla yemyeşil bir kasabaydı.
Ve nihayet Güdüle geldik. Her yer çiçek açmış kiraz ağaçlarıyla doluydu. Her yıl Haziran ayında kiraz festivali varmış. Evlerinin bir kısmı Beypazarı evleri gibi restore edilmiş çok güzel bir görüntü oluşturmuştu. Çok şirin bir ilçeydi.
Geri dönüşümüz Ayaş yolundan oldu. Toplam yaklaşık üç saatlik bir gezimiz böylece sona ermiş oldu.
Nisan ayında bir Pazar günüydü. Günerle optimum mağazında dolaşırken Cemilden bir telefon aldım. “Senem ile Ömer civar köylerde gezinti yapacaklarmış bizide çağırıyorlar” dedi. Hayır diyemezdim böyle tekliflere hemen kabul ettim.
Otoyoldan girip Çamlıdereye kadar gittik. Safranboluya otoyoldan giderken hep uzaktan gördüğümüz bayındır barajının yanına geldik. Manzara harikaydı. Zaten hep baraj yakınındaki o köyü görmek isterdim. İsmini barajdan alan Bayındır Köyünün içinden geçtik. Gördüğümüz köy isimleri Kalemler, Adaköy, Yakaköy, Kınık, Gümele, Kızıl, Peçenek, Tahtalar, Sorgun, ve Ilıca gibi isimlerdi. Bu isimler genellikle Türk boyları isimleri imiş.
Yollar dar ve uçurumlar çoktu. Senem zaman zaman korktu “ömer ömer”diye bir hal oldu. Ama köy manzaraları çok güzeldi. İlkbahar olduğu için yeşildi her yer. Uzun bir tırmanıştan sonra ormanlık bir bölgeye geldik. Sanki karadenizdeydik. Belki bir sınır olabilir. Yol kenarında İncik Sultan diye anılan bir türbe gördük. İnternetten araştırdığıma göre bu türbe ait secere şöyledir.
İncik Sultan Hz. Anadolu'ya İslamiyeti yaymaya gelen Horasan erenlerinden olup Alanya Bey'inin oğludur. 1440 yıllarında yaşamıþtır. İncik Sultan Hz. Türbe-i Şerifi Çamlıdere Bayındır barajı yapılmadan önce (Kurt) Yediören köyünde bulunmaktaydı.Yapılan barajdan dolayı Türbe şu anda Gümele köyünde bulunmaktadır.
Türbemiz sürekli ziyaret edilmektedir
Güdül ilçesinin sorgun beldesinde yayla şenlikleri düzenlenmekteymiş. Ayrıca burada bir gölet var kayaların arasından tıpkı bir deniz gibi görünüyordu.
Yeşilöz kasabası ise Ankaraya 100 km uzaklıkta güdül ile Kızılcahamam arasında yer almaktadır. Kayalara oyulmuş mağaralar var. Vaktimiz sınırlı olduğu için yakınlarına kadar gidemedik. Kirmir çayı gürül gürül akıyordu. Yeşilöz Bu çayın vadisinde derin kanyonlarıyla yemyeşil bir kasabaydı.
Ve nihayet Güdüle geldik. Her yer çiçek açmış kiraz ağaçlarıyla doluydu. Her yıl Haziran ayında kiraz festivali varmış. Evlerinin bir kısmı Beypazarı evleri gibi restore edilmiş çok güzel bir görüntü oluşturmuştu. Çok şirin bir ilçeydi.
Geri dönüşümüz Ayaş yolundan oldu. Toplam yaklaşık üç saatlik bir gezimiz böylece sona ermiş oldu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder